Yaşlanmakta olan bir anlatıcı, hayatına, angajmanlarına ve tanıklık ettiği tarihsel altüst oluşlara geri döner. Kişisel anılar ve politik yansımalar arasında, döneminin belirleyici olaylarını yeniden anlatır. Mekânlar, karşılaşmalar ve düşünceler, zengin ve içe dönük bir fresk içinde birbirini izler. Yazar, kişisel anlatıyla dünya analizini harmanlayarak tanıklığına benzersiz bir derinlik katar. Bu eser, yoğun ve iddialı bir yazım aracılığıyla hafıza, zaman ve varoluşun anlamını araştırır.