Vahşi doğada doğan Beyaz Diş, hayatta kalmanın acımasız kanunlarını çok erken öğrenir. İnsanlar tarafından yakalandığında, şiddet ve tahakkümün hüküm sürdüğü bir dünyayı keşfeder. Yazgısı, ona acımasızlıktan başka bir şey sunabilecek bir efendiyle karşılaşmasıyla yavaş yavaş değişir. Onun yolculuğu, vahşi içgüdü ile bağlılık arasında gidip gelir. Bu güçlü anlatı, doğa ile uygarlık arasındaki sınırı araştırır. Yazar, sadakat, şiddet ve değişme kapasitesi üzerine bir düşünce sunar.