Ankara'da genç bir memur, odasını kimsenin hakkında bir şey bilmediği sessiz bir çevirmenle, Raif Efendi ile paylaşır. Raif hastalanınca gençten siyah bir defteri yakmasını ister, sonra önce bir gece boyunca okumasına izin verir. Defterde 1920'lerin Berlin'ini ve Raif'in her gün seyretmeye gittiği kürk mantolu bir kadının portresini keşfederiz.
Uzun süre unutulan Sabahattin Ali'nin bu romanı, Türkiye'nin en çok okunan kitaplarından biri olmuştur: bütün hayatı tek bir karşılaşmaya sığan utangaç bir adamın hikâyesi.
Bir itiraf gibi anlatılan roman, öğrendiğiniz dilde duygulanarak okunur.



















